Sevgili Ziyaretçilerim…

Bütün sektörlerde olduğu gibi klima sektöründe de eleman açığı her geçen gün artmaktadır. Eğitim politikamızda ki hatalardan dolayı yeni yetişen gençlerimizin hepsi masa başı dediğimiz işlere yönlendiriliyor. Tembel, oturan bir nesil yetişiyor. Oysa ki babalarımızın, dedelerimizin zamanında öyle miydi? Evden okula, okuldan işe giden bir nesildi onların ki. Maalesef o günleri arar olduk. Gerçek ustalar o zamanlar da yetişiyordu. Şimdi ki zamanda yetişen ve ustayım diye piyasaya çıkanlar işin mutfağını bilmeden piyasaya çıkıyorlar. Ustalık, sadece işi bilmekle olmaz, iş ahlakını bilen, işine saygı duymasını bilen, müşteriyi nimet olarak görenlere denir.

Klima sektöründe bir eleman, bakır borulama döşeyebiliyorsa, klima montajı, klima bakımı ve klima arıza onarımı yapabiliyorsa usta deniliyor. Böyle bir ustaya 2500 TL ile 3000 TL arası maaş verilmektedir. İş verenin Kâr oranın düşük olması, vergilerin yükü ve tahsilat da yaşanan sıkıntılardan dolayı elemana daha dolgun maaş verme şansı olmuyor. Eleman ise günümüz şartlarında böyle maaşla geçinmekte zorlanınca ortaya büyük bir sorun çıkıyor.

Sektörün içinde şuanda büyük bir sıkıntı var. Firmaların yanındaki elemanlar daha fazla para kazanmak adına iş yerlerinden ayrılarak taşeronluk sistemine geçiyorlar. Taşeronluk sistemine geçen ustalar, böylece mekanik, mühendislik ve klima satıcılarından işleri daha ucuza alarak yapıyorlar. Çünkü vergi levhası yada ağır vergi yükü olmadığı için ucuza yapabiliyorlar. Oysa bu sistemde kazanan klimacı meslektaşlarım yada müşteri olmuyor.  Kâr oranı düşmüş bir işte yapanda yaptıranda istediği kaliteyi bulamamakta.

Firmadan ayrılıp kendi işini kuran ustalar, günümüz rekabet koşullarında ayakta kalabilmek ve sektörde kalıcı olabilmek adına ucuza çalışmaktadırlar. İşi alabilmek adına diğer rakipleri ile kıyasıya yarışmak ve fiyatları minimum seviyeye indirmekteler. Böylece fiyatı inen iş ve işçiliğin kalitesi de paralel olarak düşmektedir. Her zaman dile getiririm; ucuz etin yahnisi yenmez. Şunu inanarak söylüyorum; günümüzde sadece montaj yapıp, boru çekmeyi ustalık zannedenler piyasanın kalitesini düşürmekteler. Yeni yetişen çırakların kabiliyetinin düşük olması ve sektörümüzün ağır çalışma şartları doğal olarak eleman ihtiyacını etkilemektedir.

Şuanda ki iş yerime haftada en az 3 -5 kişi iş başvurusunda bulunur. Ama çalışma koşulları ve iş şartlarında çoğu kaldıramaz ve başvuru yapmaktan vazgeçerler. Çünkü gençlerimiz alışmışlar. Emek vermeden, alın teri dökmeden, oturduğu yerden para kazanmaya. Bu şartlarda kazanan yok ama sistem gençleri bu yönteme itmiş. En kısa sürede eğitim sisteminin sanayideki eleman ihtiyacına yönelerek eleman yetiştirmek adına adımlar atılmasını bekliyorum.