Merhaba Sevgili Okurlarım,

Zonguldak Eğreli İş gezimi sizinle paylaşmak istedim. Vrf Klima sistemlerinin devreye alınması için Eğreli’ye ekibimle Sabaha karşı 4 gibi İstanbul’dan yola çıktım. Sabah 8 gibi Eğreli’ye ulaştım. Her zamanki yol kenarında rast geldiğim tarihi mekanları keşfetmeye devam ediyorum. Eğreli merkeze girdiğimde Cehennem Ağzı mağaraları tabelası dikkatimi çekti. Daha sonra iş için geldiğim mekanın hafta sonu olmasından dolayı saat 10:00 gibi açılacağını öğrendim. Hemen rotamı Cehennem Ağzı mağaralarına çevirdim.

Arabamı otoparka park ettikten sonra, içeriye doğru yürümeye başladım. Daha ilk adımlarımda karadenizin o muhteşem yeşilliğinin içinde kayboldum. Kapıdan içeri girer girmez bizleri güler yüzlü hediyelik eşya satan esnaflar karşıladı. Tavırları ve hareketleri ile kendilerine hayran bıraktılar. Karadeniz insanının cana yakın tavırlarını her zaman sevmişimdir.  Biraz daha ilerledikten sonra gişelere geldim. Kişi başı 5 TL ödeyerek biletlerimizi aldık. Büyük heyecanla ilk mağaraya doğru ilerledim.

İlk Mağara Kilise Mağarası; Doğal bir mağara olup, kısmen kayaların yontulmasıyla düzleştirilmiş Roma ve Bizans dönemlerinde ibadet yapmak için kilise olarak kullanılmıştır.

İlk mağaramız olan kilise mağarasını büyük bir ilgi ile gezdim. Resimlerde de gördüğünüz gibi içerisinde eski dönemlerden kalma tarihi yapıt ve taşlar mevcuttur. Ayrıca mağaranın bir köşesinde şelalaye benzeyen bir su akıntısı vardır.

Daha sonra ikinci mağaraya doğru yola koyuldum. Özenle yapılmış bir patika yoldan çıkarak Heracles Mağarasının kapısını gördüm. İlk işim her zaman olduğu gibi kitabesini okumak oldu. Gerekli bilgiyi aldıktan sonra hemen içeri girmek için kapıya yöneldim.

İkinci Mağara Heracles Mağarası; Kapıdan ilk adımımı attığımda karşıma direk merdivenler geldi. Bu anları videoya aldım. Siz değerli okurlarıma izletmek ve bu muhteşem anı sizlere hissettirmek için. Ortalama 10 metre yerin altına doğru girdikten sonra o büyüleyici manzara ile karşılaştım. Mağaranın içerisinde doğal bir göl vardı. Berrak suyunun içinde yüzen alabalıklar kolayca görülebiliyordu.  Bir düşünsenize 10 metre yerin altına dar bir delikten giriyorsunuz ve karşınıza içinde göl olan büyük bir mağara çıkıyor. Gerçekten görülmeye değer ve eşsiz bir yerdi. Bu mağaranın içerisinde gördüklerimin hepsini fotoğrafladım.  Mağaranın içerisinde Üç Başlı Köpek ve Meryem Ana Silüeti bir başka gizem katmıştı. Daha fazla yazmaya gerek duymuyorum çünkü sizlere fotoğraflarla anlatacağım…

Cehennemağzı Mağarası

Cehennemağzı Mağarası

Cehennemağzı Mağarası

Cehennemağzı Mağarası

Cehennemağzı Mağarası

Cehennemağzı Mağarası

Fotoğraflardan da gördüğünüz gibi görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. İkinci mağaramızı gezdikten sonra hemen üçüncü mağaramıza doğru tekrar yola çıktım. Yine patika yollardan geçerek Ayazma mağarasına geldik.
Üçüncü Mağara Ayazma Mağarası: Büyük ve doğal bir mağara olup, tavanı çapa ve el baltası ile düzeltilmiş olmalıdır. Mağaranın batısında büyük bir gölet bulunmaktadır. Roma ve Bizans döneminde mağaranın suyu kutsal sayıldığından Ayazma adını almıştır. Muhtelemen dinsel törenlerin yapılması için kullanılmıştır.

Son mağaramızı büyük bir ilgi ile gezdikten sonra gezimizin sonuna geldik. Çünkü saat 10:00’a geliyordu. Geldiğimiz patika yollardan tekrar aşağıya hediyelik eşya satan esnafların yanına geldik. Muhammet Eliaçık olarak gezdiğim yerlerde ilgimi çeken ve tarihi mekanları sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Sağlık ve mutlulukla kalın…